13 Eylül 2005

YARATICI DELİLİK

Yazı yazmak, yaratıcı biri için bir nevi kendini ilâçlamak demektir. Veya öyle midir? Ya da şüphesiz öyledir. Bunu yaratıcı olanlar çok iyi bilir.

İkinci şiir kitabım “Nokta Virgül”ün önsözünde, bunu “yaratıcı delilik” olarak adlandırmıştım.

Neden “yaratıcı delilik”?

Yaratıcı bir yazarın içi zaman zaman o kadar dolar, o kadar dolu olmasını bilir ki, bunu bir yerde harcamasa, yani kendini deşarj etmese, yani yazı yazmasa, delirebilir, Allah korusun.

İnsan lâstik gibidir. İçi dolu, fakat dış etkenlere yumuşak basar. Lâstiğin de bir sınırı vardır. İç basınç arttığında, bunun dışa çıkmasını sağlayamadığında, lâstik patlar.

Bir düşünün, etrafınızda eşiniz, çocuklarınız, arkadaşlarınız size konuşuyor, siz ise kafanızdaki kendi dünyanızda kendi sorunlarınızla baş başasınız.
Diğerlerinin göremediği bir meseleyle karşılaştınız, bunu çözmeye çalıştınız, kafa yordunuz.

Sürecin son safhasına, yani yazı yazmaya geldiğinizde, düşünün ki bunu yapamıyorsunuz. Koşullar elverişli değil veya yazamayacağınız bir yerdesiniz.
Eve de koşa koşa gidemezsiniz.

Bir kâğıt parçasında veya peçetede bir şeyler karalamaya başlarsınız. Etrafınızdakiler keçilerinizin kaçtığından şüphelendiklerinde, siz kendinize çekiliyorsunuz.

Herkese sinirli davranmaya başlarsınız. Bu tansiyon uzun süre sürse, ne mi olur? Düşünün!

Allah korusun, yazı yazmanızı dünyada yasaklasalar, cezaların en büyüğü olmaz mı?

Makedonya’da önceleri yazılarımı yayımladığım iki gazeteden hiçbiri artık çalışmıyor.
1999-2001 yılları arasında köşe yazarlığı yaptığım “Vardar” gazetesinin sahibi vefat ettikten sonra, gazete de söndü.

50 küsür yıldır çıkan “Birlik” gazetesi ise, özelleştirme süreci dahilinde devlet kararıyla özel bir şirkete satıldı, kısa bir süre geçtikten sonra ise, o da yayın hayatına veda etti.

Dört yıl aradan sonra, delirmemek için yeniden sıralı yazmaya karar verdim. İyi ki “yaratıcı deliliği”mi internet denen bu nimetle giderebiliyorum.

1996 yılından beri Makedonya Yazarlar Birliği üyesiyim. Yani dokuz yıl. Bunca yazıdan sonra, hâlâ yazı yazabiliyor muyum, diye kendi kendime sorarım.

Tüm yazılarım birere deneme. Hep kendimi, iç dünaymı, etrafımı, dünyayı, uzayı araştırırım. İddialı konuşacak yerde, hep arayış içindeyim.

Yazı yazmayı hep deniyorum. Deneme de nedir ki?

0 Yorumlar:

Yorum Gönder

<< Home

12 Eylül 2005 tarihinden itibaren, bu adresi kişi ziyaret etmiştir.